Posted on Aralık 1, 2008 - by admin
İhtiyarlara yer yok aptallara var
Coen Kardeşler, derin ve felsefi tatlar taşıyan ‘İhtiyarlara Yer Yok’tan sonra komediye dönüyor. Lakin ‘Aramızda Casus Var’, birinci sınıf oyuncularla çekilmiş vasat bir casusluk taşlaması.
Geçen sezonun ihtiyarlara yer bulamayan yönetmenleri Coenler, bu sezon da ajanlara yer bakıyor. Amerikan sinemasının bağımsız karakterli en popüler kardeşleri, son filmleri ‘Burn After Reading’de (nedense kötü bir çevrim olan ‘Aramızda Casus Var’ Türkçe ismiyle vizyona giriyor), ‘ağır ve felsefi’ takılmayı bırakıp tekrar komedinin ve ‘aptallığın’ sularına atlamışlar. Tekrar diyoruz, çünkü kendi deyimleriyle film, ‘Nerdesin Be Birader’ (O Brother Where Art Thou’) ve ‘Dayanılmaz Zulüm’le (Intorebla Cruelty) birlikte ‘Aptallık üçlemesi’nin son ayağıymış. Doğrusu, ‘Bırakın bu ayakları’ demek de istemiyorum ama ‘İhtiyarlara Yer Yok’undan da öyle ağır ve derin dersler ya da sinemasal anlar yakalayamadığım Coenler, bana kalırsa ‘Aramızda Casus Var’da da, filmografilerindeki en sıradan işlerden birine imza atmışlar. Peşin hükümler elbette kötüdür ama merak etmeyin, yargımı açmaya çalışacağım.
‘Siz de ajan olabilirsiniz’
Lakin önce kısaca öykü: CIA’de analist olarak (ki biz buna ‘modern zaman casusu’ diyoruz, sağolsun böylesi bir mesleğin varlığını Harrison Ford’lu ‘Patriot Games’ ve ‘Clear and Present Danger’ adlı filmlerinden öğrendik. Kısacası ‘Bond’un ya da Bourne’un ‘değili’ olarak da anlayabiliriz) çalışan Osbourne Cox (nitekim Bourne-Osbourne ses benzeşmesi meseleyi daha da açık bir hale getiriyor), üstleri tarafından görevinden alınır. Gerekçe olarak da içki bağımlılığı (yani alkolikliği) gösterilir. Çocuk doktoru olan eşi Katie, kendisini bir ajan olan Harry Pfarrer’la aldatan (tabii ki bu yasak ilişkiden haberdar değildir) Osbourne, yaşadıklarını yazmaya karar verir. Kendisinden ayrılmak için harekete geçen ve avukatından “Aslında siz de ajan olabilirsiniz” şeklinde bir ‘iltifat’ alan Katie, eşinin bilgisayarındaki her şeyi bir CD’ye yükler. Fakat bu CD, bir şekilde Hardbodies adlı bir fitness salonunun çalışanları olan Chad Feldheimer ve Linda Litzke’nin eline geçer. Chad sanki hayata, sarışın erkeklerin de aptal olabileceğini kanıtlamak üzere gelmiştir. Litzke ise patronu Ted’in kendisini olan ilgisinin farkında olmaksızın internet üzerinden sürekli partner arar. Ama asıl derdi fazla yağlarını aldırmak ve de yüzünü gerdirmektir. Lakin ameliyat için aradığı parayı bulamaz. İkili, CD üzerinden Osbourne’a şantaj yaparlar. Fakat işler istedikleri gibi gitmeyince, bu kez de Rus Konsolosluğu’nun kapısını çalarak uluslararası sulara açılmayı denerler.
bu yazının orjinal hali için : http://lolane.wordpress.com
